Bu ve onun birikimlerini de?erlendirip sistematikle?tiren, yeni yöntemler

Bu
makalenin amac?, 17.yy filozoflar?ndan René Descartes’?n
problemle?en zihin-beden ayr?m?n?n yine 17.yy filozoflar?ndan
biri olan Benedictus Spinoza’n?n (Baruch Spinoza olarak da
bilinir) töz anlay???yla ve yöntemiyle Descartes’tan
farkl?la?arak, problemi ‘kendi felsefesinde’ nas?l çözdü?ünü
anlatmak, ve buradan hareketle Spinoza’n?n töz anlay???n?,
onun di?er tan?mlamalar?yla ve temellendirmeleriyle etkile?imsel
olarak incelemektir. Spinoza’n?n bu sorunu ‘kendi felsefesinde
nas?l çözdü?ü’ dememden de anla??laca?? üzere, Spinoza
sorunu kendince çözdü?ünü dü?ünmü?tür, ancak asl?nda
zihin-beden ayr?m? problemi Spinoza taraf?ndan tam olarak
çözülememi?tir. Yine de Spinoza’n?n dü?üncelerinin ve
felsefe dünyas?na kazand?rd??? yap?tlar?n?n gerek dönemin
felsefi anlay???na, gerek felsefi literatüre katk?lar?
yads?namaz niteliktedir. Ayr?ca bu probleme dahil olan, yine ayn?
yüzy?l?n filozoflar?ndan olan Gottfried Leibniz de düalizm
sorununu kendi töz anlay??? ile çözmeye çal??m??t?r.
Ancak düalizm problemi, günümüzde halen ‘problem’ olarak
geçerlili?ini sürdürmektedir.

ANAHTAR
KEL?MELER: Zihin, Beden,
Töz, Tanr?, Do?a

We Will Write a Custom Essay Specifically
For You For Only $13.90/page!


order now

17.yüzy?l rönesans?n etkilerini ta??yan ve onun birikimlerini de?erlendirip sistematikle?tiren, yeni yöntemler geli?tirilen, dü?ünce ve sanat alan?nda önemli ve yeni geli?melerin ya?and??? bir yüzy?ld?r. Nitekim, modern, ak?lc? ve bilimsel dü?üncenin ba?lat?c?s? olarak kabul edilen René Descartes (1596-1650) ve rasyonalizmin önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Benedictus Spinoza (1632-1677) bu yüzy?lda ya?am?? önemli bilim insan? ve filozoflardand?r. Hem Descartes, hem de Spinoza rasyonalist ve tümdengelimci olarak kabul edilir, ancak ikisinin yöntemleri birbirinden farkl?d?r: Descartes Kartezyen Yöntemi kullanm??t?r, Spinoza ise do?ay? geometri ile yaz?lm?? bir kitap gibi tasarlam??t?r. Kendi eseri olan ‘Etika’y? da geometrik düzene göre kan?tlanm?? olarak görmü? ve be? bölümde ele alm??t?r; aksiyomlar koyup, önermelerin kan?tlamas?n? yapm??t?r.
Descartes’?n ya?ad??? dönemde kilise bask?s? ve septisizm (?üphecilik) büyük ölçüde hüküm sürmektedir. Bu yüzden o, güvenilir ve kesin bilgiye nas?l ula??laca??n?n pe?indedir ve bu noktadan yola ç?karak kendi metodunu olu?turmu?tur: Metodolojik ?üphe. Bu metoda göre Descartes ?üpheyi yöntem olarak kullan?p, mutlak bir do?ruya ula?ana kadar her ?eyden ?üphe etmeyi savunur; ta ki dü?ündü?ünden ?üphe edemeyecek noktaya gelene kadar: Dü?ünüyorum, o halde var?m. (Cogito, ergo sum). Böylece, yani bu sonuca vararak Descartes varolu?unu dü?ünmesi üzerinden, yani ‘dü?ünen Ben’ üzerinden kan?tlar. Bu dü?ünceyi zihnine yetkin bir varl???n yerle?tirmesi gerekti?ini, ancak kusurlu bir varl?k oldu?u için kendisinin bu dü?ünceyi yaratamayaca??n?, bu noktada da yetkin varl?k olarak Tanr?n?n bu dü?ünceyi yaratt???n? savunur. Bu sav?yla Tanr?n?n varl???n? kan?tlad???n? ifade eder. Ayr?ca o, Tanr? idesinin zihnimizde aç?k ve seçik a priori ide oldu?unu ve bu ideye do?u?tan sahip oldu?umuzu dü?ünür.
Descartes, varolmak için kendisinden ba?ka hiçbir ?eye ihtiyaç duymayan ?eyi töz olarak adland?r?r. Onun ak?l yürütmelerinden vard??? sonuca göre iki töz vard?r ve bunlar birbirlerinden özleri bak?m?ndan farkl?d?rlar: yaratan töz ve yarat?lan töz. Yaratan töz Tanr?d?r, kendili?inden vard?r ve sonsuzdur, yarat?lan töz ise madde ve ruhtur. Descartes madde ve ruhu, yani zihin ve bedeni birbirinden ay?rm??t?r. Bu ayr?m? da onun felsefesinin dualist felsefe olarak an?lmas?na sebebiyet vermi?tir. Ona göre ruh yani zihin dü?ünür, madde yani beden ise yer kaplar; biçimi boyutlar? vard?r. Ayr?ca zihin bölünemezken, beden bölünebilirdir. ?kisi de sonlu tözlerdir ve ikisinin de varl?klar? Tanr?ya ba?l?d?r.
Bu ikili yakla??m Kartezyen Düalizm’i yaratm??t?r. Kartezyen Düalizm’e göre do?a zihin ve madde olarak ikiye bölünmü?tür. D?? dünya (madde) uzaml?d?r; yer kaplar, zihin ise uzaml? de?ildir; yer kaplamaz, ve o, d?? dünyay? gözlemler. Yani zihinsel olan hiçbir ?ey maddesel olamazken, maddesel olan hiçbir ?ey de zihinsel olamaz. Burada da ?u sonuç ç?kar ki insan?n bedensel varl??? ortadan kalksa bile zihinsel varl??? devam edebilir. Yani Descartes’a göre, zihin bütünüyle gerçek ve ayr? bir tözdür, ve bedenin ölümünden sonra, Tanr?n?n yard?m? olmaks?z?n, do?al olarak varl???n? devam ettirir (Cevizci, 2014, s: 507).
Daha önce de belirtti?im gibi, Descartes bu iki farkl? tözün birbirinden ba??ms?z oldu?unu savunur; yani ona göre zihin ve beden birbirini etkileyemez. Bunlar hem yap?sal olarak hem de niceliksel olarak birbirlerinden farkl?d?r. Peki ama, e?er zihin ve beden birbirinden farkl?ysa, bu ikisi birbiriyle nas?l temas halinde olurlar? Bu noktada büyük bir problem olu?maktad?r, çünkü bizler ya?ant?lar?m?zda farkederiz ki baz? durumlarda zihnimiz bedenimizi, baz? durumlarda ise bedenimiz zihnimizi etkilemektedir. Descartes bu problemi ‘Etkile?imcilik’ denilen bir yakla??mla çözmeye çal??m??t?r. Bu yakla??ma göre, etkile?im beynin arkas?nda bulunan ‘kozalaks? bez’ (epifiz bezi) sayesinde olmaktad?r,ve Descartes, bu salg? bezinin zihinle beden aras?ndaki ili?kiyi kurdu?unu varsayar.
Descartes beyindeki bu salg? bezinin i?levini ?u ?ekilde ifade eder: “(…) zihnin bedenin di?er organlar?n?n de?il de salt beynin do?rudan tesiri alt?nda oldu?unu görüyorum, ya da belki beynin küçük bir parças?n?n yani sa?duyunun bulundu?unu söylenen k?sm?n?n. Beynin bu k?sm? ne zaman bir ileti alsa, ayn? anda bedenin di?er azalar? farkl? iletiler alm?? olsa bile, o iletiyi do?rudan zihne gönderiyor ” (Descartes, 2013, s:187).
Ancak onun bu aç?klamas? varsay?mdan öteye gidememi?tir, çünkü zihinsel olaylar?n fiziksel olaylara nas?l neden oldu?unu yeterince aç?klayamam??t?r. Sonuç olarak Descartes’?n zihin-beden ayr?m?ndan do?an probleme olan bu çözümü yetersiz kalm??t?r; nitekim Spinoza Descartes’?n çözümünü kabul etmemi?tir. O, ruh ve beden ayr?m? problemine, zihin ile beden aras?ndaki ili?kiyi aç?klayarak çözüm sunmu?tur: iki ayr? töz anlay???na kar?? ç?km?? ve madde ile ruh aras?ndaki ili?ki sorununu çözmeye çabalam??t?r. Spinoza tözü tan?mlarken “Kendi ba??na var olan ve kendisi ile tasarlanan, yani kendisini te?kil edecek ba?ka hiçbir fikrin yard?m? olmaks?z?n hakk?nda fikir edindi?imiz ?eye cevher / töz diyorum.” der. (Spinoza, 1.Bölüm, s.31)
Ona göre zihin ile beden ayn? ?eydir; ancak töz de?ildir. Çünkü yaln?zca bir töz vard?r, o da Tanr?/do?ad?r. Yani Spinoza Descartes’?n iki ayr? töz kabulüne daha en ba??ndan kar?? ç?kar. Onun için tek töz Tanr?d?r, ve zorunlu olarak sonsuzdur. Bunu Spinoza’n?n kendi sözleriyle ifade edecek olursak: “Mutlak olarak sonsuz bir varl??a, yani sonsuz s?fatlar? olup ba?s?z ve sonsuz (ezeli) özü bu sonsuz s?fatlar?nda her biriyle ifade edilmi? olan cevhere Tanr? diyorum.” (Spinoza, 1.Bölüm, s.32)
Buradan da ?u sonucu ç?karabiliriz ki, yaln?zca tek bir töz vard?r; e?er iki töz olsayd? birbirlerini s?n?rlayacaklard? ve sonsuz olamayacaklard?. Bu da zaten töz tan?m?yla çeli?irdi. Spinoza Tanr? tan?m?yla, Tanr? ile do?ay? birbiriyle e? kabul eder. Var olan her ?ey asl?nda Tanr?’dad?r. Tanr?, kendi kendisinin nedeni oland?r (causam sui). Mutlak olarak sonsuz oldu?u için, yaln?zca kendi cinsinde sonsuz olan?n aksine, onun sonsuz s?fatlar? olumsuzlanamaz. Yani Tanr? olumsuzlanabilen hiçbir ?eyi ku?atmaz. Ancak Spinoza’n?n Tanr?s? ilahi dinlerde dü?ünüldü?ünün aksine do?ay? yaratmam??t?r; bilakis, o do?ad?r. Bu noktada da Descartes’tan farkl?la?maktad?r.
Spinoza için zihne gelince, o , zihni tözün kipi, Tanr?n?n özniteliklerinden biri olarak kabul eder. Ona göre zihin ile beden ayn? ?eyin iki yan?d?r, ve, zihin ve beden, yani dü?ünce ve uzam e? zamanl? vard?r, ancak onlar Descartes’?n söyledi?i tarzda etkile?mezler. Spinoza bedeni ?u sözleriyle tan?mlam??t?r: “Cisim (Beden) deyince, uzaml? bir ?ey olarak görülmesi bak?m?ndan Tanr?n?n özünü belirli ve gerektirilmi? bir tarzda ifade eden tavr? anl?yorum.” (Spinoza,2.Bölüm, s.77)
Yani Descartes’tan farkl? olarak o, bedeni töz olarak görmekten ziyade Tanr?n?n özünü ifade eden tav?r olarak görür. Spinoza’da ruh ile bedenin birbiriyle ili?kisini ele alacak olursak, ona göre ruh bedenin idesi, beden ise ruhun nesnesidir. Yani ruhu beden üzerinden anlar?z. Descartes’ta ise zihin bedenin hakimiyetindedir ve aralar?nda matematiksel bir ili?ki vard?r.
Spinoza’n?n nedenselli?e olan bak?? aç?s?n? ele alacak olursak ve onun nedensellik anlay???n? özgürlük ve kölelik ile ili?kisel olarak ifade etmeye çal??acak olursak, önce ondaki ‘hür’ ve ‘köle’ tan?mlar?ndan bahsetmemiz gerekir: “S?rf kendi tabiat?n?n zorunlulu?u ile var olan ve etkinli?i yaln?z kendisi ile gerektirilmi? bulunan ?eye hür diyorum.” (Spinoza,1.Bölüm, s.32)
Yani bir ?eyin hür olabilmesi için içinde zorlama bar?nd?rmamas? gerekmektedir. Köleli?e gelince, Spinoza köleli?i “?nsan?n kendi duygulan??lar?n? yönetme ve azaltmadaki güçsüzlü?üne kölelik diyorum; gerçekten, duygulan??lara ba?l? olan insan kendi kendisine sahip de?ildir, fakat kendi üzerindeki gücü ço?u kere bask? alt?nda olmas?na ve en iyisini görerek en kötüsünü yapmas?na sebep olan bir servete sahiptir.” sözleriyle ifade eder. (Spinoza, 4.Bölüm, s.197)
Bu tan?mlar? ve nedenselli?i bir arada dü?ündü?ümüzde, diyebiliriz ki, ona göre bizler nedensellikten asla kurtulamay?z çünkü evrende olan ve biten her ?ey, bizim bütün eylemlerimiz ön nedenlerce belirlenir. Yani kararlar?m?z ön kararlar ve fiziksel olaylar taraf?ndan belirlenmi?tir, bu yüzden de özgür de?ilizdir; köleyizdir. Dahas?, bu anlamda bizim için özgürlük umudu yoktur. Ancak bizim aksimize, Tanr?n?n kararlar? ön kararlarca belirlenmemi?tir, ve onun kararlar?n?n ön nedenler taraf?ndan belirlenmemesi aç?s?ndan, yaln?zca Tanr? gerçek anlamda özgürdür. Yani Tanr? özgür olmas? aç?s?ndan nedensellik zincirinin d???ndad?r. Çünkü “tabiat bir gayeye göre hareket etmez (i?lemez); Tanr? veya Tabiat dedi?imiz o ezeli ve sonsuz varl?k var olan ayn? zorunlulukla i?ler (hareket eder)”. (Spinoza, 4.Bölüm, s.198)
Buradan da ?u sonuç ç?kar: Tanr? hiçbir gaye için varolmam??t?r, ve buna binaen, o özgürdür. Spinoza’ya göre insan do?as?n?n nedensel bir zorunlulu?u vard?r. O, zorunluluk kavram? ile de Descartes’tan farkl?la?m??, onun aksine, özgür iradeye yer vermemi?tir. Ama özgürlü?e ba?ka bir kap?n?n aç?lmas?na imkan tan?m??t?r. Bu kap?n?n aç?lmas? insan?n zorunlulu?un gereklerine uygun-akla uygun bir ya?am sürmesiyle mümkün olur. Yani bizler tek bir anlamda hür olabiliriz: kendimizi tutkular?m?za köle olmaktan kurtararak… Yani tutkular?m?z?n kölesi olmaktan, bu pasiflikten kurtulup eylemlerimizi anlayabildi?imiz zaman, içsel nedenlerden kaynakl? eylemlerimiz anlam?nda özgür olabiliriz. Çünkü kölelik ayn? zamanda eylemlerinin nedenini bilmemektir. Köle durumunda olan insanlar sadece d??sal nedenlerle hareket ederler. Spinoza’n?n dü?üncesine göre köle olmaktan kurtulmam?z için eylemlerimizin nedenlerini içselle?tirmemiz gerekir: yani özgürle?memiz için tutkular?m?zdan kurtulup eylemlerimizin gerçek nedenlerini anlamam?z gerekmektedir. Bu sayede daha aktif duruma gelebiliriz. Spinoza’ya göre evren zorunlu olarak oldu?u gibidir; onun yap?s? tesadüfi de?ildir. Bu bak?mdan evrenin nedenselli?i zorunluluk bar?nd?r?r.
Spinoza
nedensellik
sorununun ‘upuygunluk’ idesi ile anla??lmas? ve a??lmas?
gerekti?ini savunur. Spinoza
upuygunluk idesini ?u sözleriyle ifade eder: “Upuygun
(adéquate) fikir deyince, obje ile ili?i?i olmadan kendi ba??na
göz önüne al?nca do?ru fikrin bütün içsel (intrinséque)
özellikleri ya da adland?r?lmalar? olan fikri anl?yorum.”
(Spinoza,
2.Bölüm,
s.78)

Onun
sav?na göre
gerçek
bilginin ölçütü upuygunluktur; upuygun
idelere dayan?r,
ancak ereksellik,
eksikli?i ve yetkinsizli?i gösterir; oysaki Tanr? tamd?r ve
yetkindir. Bu
yüzdendir ki Tanr? nedenselli?in d???ndad?r ve onun ideleri
upuygundur.

Spinoza’n?n
de?er anlay???ndan bahsedecek olursak, onun
etik anlay??? ilahi dinlerin gelene?i içindeki
ahlak
anlay???ndan farkl?d?r; o
naturalistik
bir etik anlay???n? benimsemi?tir. “Skolastik
ve ödev temelli ahlaki de?erlere
dayanmayan, yergi ve yarg?n?n ötesinde olan eti?in hareket
ettirici dü?ünce gücü ise conatus, yani insan?n en iyi ?ekilde
varl?kta kalma ?srar? olmu?tur. Bireyin en iyi ?ekilde varl?kta
kalma ?srar ve çabas? korumak, sürdürmek ve güçlendirmek gibi
insan? i?levselli?e sevk eden edimlerle kökensel bir ba?l?l?k
içerisindedir. Erdemin
özünün bu ?srar ve çaba oldu?unu dü?ünen Spinoza’n?n
eti?i, bu nedenle bir tür “kendini gerçekle?tirme” eti?i
olarak okunabilir.”
(Güngör,
2015,
s.132)
Yani
Spinoza’ya göre
bütün insanlar hayatta kalma çabas? (conatus)
içindedir.
Çünkü
insan?n varolu?u gere?i kendi
varl???n? korumas? ve ona ait olan bütün olanaklar?
gerçekle?tirmesi gerekir.
Spinoza
için iyi
bir ya?am ancak Tanr? sevgisinin d??a vurumuyla mümkündür. Ona
göre
biz evrendeki
yerimizle ilgili bilgiye ancak
akl?m?z?n gücüyle ula?abiliriz
ve
bu sadece
akl?m?z?n
evrenin do?as?n? ke?fedebilmesinden kaynakl? de?il; ayn?
zamanda evrenin de akl?m?z?n
düzenine göre düzenlenmesinden kaynaklan?r.
Her
insan do?as?n?n yasalar?na uygun bir ?ekilde davran?r.
Bilgeli?in
ve ne?enin yolu bizlerin kendimizi ve evrendeki yerimizi anlamaya
çal??mam?zdan geçer. Bu sayede zihnimiz aktifle?erek daha
yüksek bir kusursuzluk seviyesine eri?ir. ?nsan?n
conatus’ü, yani kendi yarar?na olan? aray?p varl???n?
korumaya gösterdi?i çabas? ne kadar güçlü olursa, insan o
kadar erdemli olur. Bu da insana üstün mutlulu?a eri?meyi sa?lar.
Spinoza
der ki: “(…)
Erdemin ilkesi insan?n kendi varl???n? korumas? için çaba
harcamas?d?r (çal??mas?d?r) , üstün mutluluk (félicité)
insan?n kendi varl???n? korumas?ndan ibarettir.” (Spinoza,
4.Bölüm,

s.212)
Spinozan?n
töz tan?m? her
ne kadar zihin-beden
problemini
ortadan kald?racak ?ekilde dizayn edilmi? olsa
da, yine de problem ortadan kalkmamaktad?r. Gottfried
Leibniz’in
(1646-1716)
bu probleme yakla??m?n? ele alacak olursak, onun
ünlü eseri olan
Monadoloji’ye göre “monad” varl???n temelidir,
yani tözdür. Leibniz
monadlar? ?öyle tan?mlar: “Burada
sözünü edece?imiz Monad, bile?iklere giren, yal?n/basit bir
cevherden ba?ka bir ?ey de?ildir; yal?nd?r, yani k?s?mlar?
yoktur”
(Leibniz, Monadoloji, s.39).
Yani
varl???n en temel parças? monadt?r, ve sonsuz say?da monad
vard?r. Bu sonsuz say?daki monadlar madde
d???d?r; parçalanamazlar ve herbiri
birbirinden farkl?d?r. Bu da demek oluyor ki, Leibnize’e göre
sonsuz say?da töz vard?r. Leibniz, Descartes’?n ikili töz
anlay???ndan farkl? olarak, sonsuz töz anlay???n?
belirlemi?tir. Leibniz’e göre onun kendi sonsuz töz anlay???
ile Descartes’tan kaynaklanan ikilik problemi ortadan kalkm??t?r,
çünkü birbirlerinden farkl? olan sonsuz say?da monad zaten
birbirleri ile etki halinde de?ildirler. Leibniz
Spinoza’dan töz, s?fatlar aras?ndaki ili?ki ve
monadlar?n Tanr? taraf?ndan yarat?lm?? olmas? bak?m?ndan
farkl?la??r. Leibniz’in
Tanr? görü?üne geldi?imizde, ona göre Tanr? evrenin
ba?lang?c?nda bir uyum sistemi kurmu?tur ve bu sistem
birbirinden ba??ms?z olan zihin ile beden aras?ndaki uyumu
sa?lar, bu sayede de zihinsel olaylarla fiziksel olaylar aras?nda
paralellik olur. Ancak aralar?ndaki ili?ki neden-sonuç
ili?kisinden
ziyade
kar??l?kl? uyum ili?kisidir.
Sonuç olarak, 17.yy felsefesinde Descartes’?n ruh-beden ikili?i ile ortaya ç?kan problem kendine Spinoza’da da yer bulmu?, ancak her ne kadar Spinoza problemi kendi töz anlay??? ile çözdü?ünü dü?ünse de, dü?üneleri birçok ?eyi aç?klamas?na ra?men, sorun tam bir çözüme kavu?turulamam??t?r. Nitekim Leibniz’in de bu probleme buldu?u “monad” çözümü tart??malara yol açm?? ve en nihayetinde sorun tam olarak çözülemememekle birlikte, günümüzde de hala tart??mal?d?r. Mesela, Spinoza’ya göre beden dü?ünceyi s?n?rlamamaktad?r, o zaman ruhun bedenden ayr? var olamay??? nas?l aç?klan?r? Bu konu belirsiz ve eksik kalm??t?r. Bir di?eri, bir bedenimizin olmas? sa?duyuya uygun oland?r. Yani zihnimizle bedenimiz sa?duyumuza göre birbirinden farkl?d?r. Ama ne Descartes, ne Spinoza, ne de Leibnize -kendi felsefelerinde bir çok ?eyi aç?klam?? olsalar dahi- bunu (ayr?m? ya da ayr?ms?zl???) tam olarak, gerek kendi ça?lar?nda gerek de günümüzde soru i?areti b?rakmayacak ?ekilde aç?klayamam??t?r…

Related Posts

© All Right Reserved
x

Hi!
I'm Melba!

Would you like to get a custom essay? How about receiving a customized one?

Check it out